Aylin Solmaz KARABULUT
Abdul Satar KAWA
Engin Can YAŞAR
Zeynep KETREZ
AFGANİSTAN VE GÜNEY KORE PERSPEKTİFİNDEN EĞİTİM HAKKI
Eğitim hakkı, günümüzde en vazgeçilmez ve önemli haklardan biri olarak öne çıkmaktadır. Eğitim hakkı pozitif bir haktır ve devletler tarafından sağlanması gerekir. Bu makale Afganistan ve Güney Kore’de eğitim haklarını uygulama ,ihlal ve karşılaştırma çerçevesinde tarihsel süreçler de göz önüne alınarak açıklamaktadır. İlk olarak Afganistan’ın eğitim hakkı ve tarihsel süreci üzerinde durulmaktadır. İkinci kısımda ise Güney Kore’nin eğitim hakkı ve tarihsel süreci açıklanmıştır. Son kısımda ise iki ülke karşılaştırılarak aradaki farklılıklar açıklanmaya çalışılmıştır.
Afganistan’da Eğitim Hakkı
En temel insan haklarından biri olarak kabul edilen eğitim hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer almaktadır. Bu hak, İnsan Hakları Mahkemesi’nin birçok kararına konu olmuştur. Bu hak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, sözleşmeye ek 1 nolu protokolün 2.maddesince kısmen de olsa garanti altına alınmıştır. Bu madde şöyledir; ‘’hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.’’ (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,s.33). 1 nolu Protokol’ün 2. maddesi; ikinci cümlede belirtilen hak, temel eğitim hakkını tamamlayıcı nitelikte olduğundan dolayı birinci cümlesinin baskın olduğu bir bütünü oluşturmaktadır. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015, s.5). Bu maddede sözleşmeye taraf olan bir ülkenin egemenliği altındaki kişileri mevcut durumda olan durumda eğitim kurumlarına erişim hakkından hukuka aykırı olarak mahrum bırakılmayacağı vurgulanmaktadır. 1 nolu Protokol’ün 2. maddesinde herhangi bir kısıtlama açıkça belirtilmemekle birlikte, eğitim hakkı kısıtlanabilir. Ancak hiçbir kısıtlama söz konusu hakkı, geçerliliğini bozacak ve geçersiz kılacak ölçüde engelleyemez. Afganistan’ın şu anki eğitim sistemine erişimde ayrımcılık söz konusudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesinde ayrımcılık yasağı söz konusudur. “Bu sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır.” (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,s.13). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi’nde, Birleşmiş Milletlerin, Ekonomik ve Sosyal ve Kültürel Haklara ilişkin Sözleşmesi’nde, Unesco tarafından benimsenen, 1960 tarihli ‘’Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşmede’’ de eğitim hakkına yer verilmiştir. (Çalışkan,2007, s.297). Ayrıca Anayasamızın 42. maddesinde, ‘’Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.’’ ifadesi yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, kavram olarak eğitim, öğrenim hakkına ilişkin herhangi bir açıklama içermemektedir. Mahkeme kararlarında hakkın kendisi, nasıl kullanıldığı ve hangi durumların hak ihlali oluşturduğu hakkında değil, hakkın kapsamı hakkında açıklamalar yapılmaktadır.
Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasasının 43. maddesine göre, devlet okulları ücretsizdir, ilköğretim zorunludur. Bunun yanı sıra Afganistan anayasasının 44. Maddesine göre devlet ülkede yaşayan herkes özellikle kadınlar eğitiminin geliştirilmesi konusunda düzenli programlar yapmakla yükümlüdür. Ancak Afganistan’ın uzun yıllar süren işgallere maruz kalması ve ülkenin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik açmazlar eğitim sistemini olumsuz etkilemiştir. Afganistan Anayasası’nın 46’ncı maddesinde eğitim ve öğretim hakkında şu ibareler yer almıştır: ‘’Afganistan İslam Cumhuriyeti’nin her vatandaşı ücretsiz eğitim hakkına sahiptir. Devlet milli kadrolar ve bireyler yetiştirmek amacı ile cehaleti yok etmek, eğitim ve öğretimi dengeli bir şekilde dağıtmak, anadilde eğitim almak, zorunlu ilköğretim eğitimini temin etmek, genel, teknik, mesleki eğitimin homojen bir şekilde yaymak, yükseköğretim sistemini geliştirmek için gerekli ortamı oluşturur ve destekler. Afganistan Cumhuriyeti’nde yabancı ülkelerin ve şahısların okul açmalarına yasalara uygun olarak izin verilir ve bu okullardan sadece yabancı bireyler yararlanabilir. ‘’.
Uluslararası hukuk ve denetim usullerinden olan Avrupa Konseyi’ne Afganistan taraf ülke değildir. Afrika Birliği’ne üye değildir. Amerikan Devletleri Örgütü’ne üye değildir. Afganistan, Birleşmiş Milletler’e üyedir. 1966 BM Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne Afganistan, 1983 yılında taraf olmuştur. 1924 Anayasası bağımsız bir Afgan hükümetinin ilk anayasası olarak, Afgan halkı için bir takım temel insan hakları ve özgürlükleri ortaya koymuştur.
Afganistan’da kalıcı barışın sağlanması, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi geriliğin giderilmesi, belli bir kalkınma ve refah düzeyine ulaşılması Afgan toplumunun en temel önceliğidir. Yaşamın her düzeyindeki gelişmemişlik durumu ve yoksulluğun temelleri uzak geçmişte olsa da, son 43 yılda yaşanan savaşlar ve huzursuzluklar durumu daha da kötüleştirdi. Bu sorunların kesin bir şekilde çözülmesi için nitelik ve nicelik açısından güçlü ve yeterli bir eğitim sistemine ihtiyaç vardır.
Taliban 27 Eylül 1996’de başkent Kabil’i ele geçirmiştir. Okul binaları Taliban askeri kışlası veya başka amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Taliban hükümetinin yıkılışına kadar (13 Kasım 2001) okul, öğretim kurumlarının kapısı kadınlara asla açılmamıştır. Taliban hükümeti, birleşmiş milletler ve uluslararası toplumun bu ayrımcılığa son verme çağrılarına hiçbir zaman kulak asmamıştır. (Rasekh M.Yahya, 2017,s.74)
Afganistan İslam Cumhuriyetin dönemindeki olan Anayasada eğitim hakkı cinsiyet ayrımı yapmadan okuma yazma öğrenme eğitiminin yaygınlaştırılmasından söz edilmiştir. Afganistan yeni anayasası yapıldıktan sonra eski Taliban zamanındaki eğitim yasası yürürlükten kaldırılmıştır. 52 maddeden oluşan yeni eğitim-öğretim yasası yapılmıştır. Afganistan İslam Cumhuriyetin döneminde geçerli olan bu yasa bir yandan yeni önemli konular içerirken, diğer yandan da eksiklikler, çelişkiler içermektedir. Taliban devleti yıkıldıktan sonra yetişkinler okuma yazma öğrenme alanında birçok ilerleme sağlamıştır. Ancak eğitim sisteminde meydana gelen ilerlemelere rağmen 2006 yılında ülkede okul yaşına gelen çocukların %50’si okula gidememiştir. Bunlar eğitim hakkının ülkede ihlal olduğunun göstergesidir. Afganistan’da bir asrı aşkın süredir yerleşik olan modern eğitimin kalitesinin düşük olmasının en önemli nedenlerinden biri siyasi yöneticilerin zayıf eğitim politikalarıdır.
Afganistan’da eğitimin en önemli sorunlarından biri kızların eğitimi sorunudur. ‘’Toplumun bazı kısımları ataerkil yapısından, dinin aşırı katı yorumlamasından kaynaklanan tutuculuk boyutundaki önyargılar kızların eğitim almasını uzun yıllar boyunca engellemiştir’’ (Gülecen ve Kazu,2008,s.29). Ülkedeki son gelişmelere baktığımızda eğitim hakkının ihlal edildiği görülmektedir. Örneğin, Taliban yönetimi, kız öğrencilerin ortaokul ve liselere dönüşü konusunda yeniden geri adım atmıştır. Ancak henüz ne tür bir üniforma giyeceklerine karar verilmediğini bildirerek öğrencileri geri göndermiştir. Taliban, Afganistan’da iktidarda bulunduğu 1996’dan 2001’e kadar kadınların eğitim almalarını ve herhangi bir işte istihdam edilmelerini yasaklamıştır. Afganistan’da eğitim krizi giderek büyümektedir. Gelecek için hayalleri olan yüzlerce öğrenci sınırlı imkânlarla duvarsız, sıra olmayan sınıflarda eğitim görmektedir. Ülkede yönetimin Taliban’ın eline geçmesiyle birlikte en çok zarar gören kadınlar ve kız öğrenciler olmuştur. Afganistan dünyada kız öğrencilerin okutulmasına izin verilmeyen tek ülke olarak bilinmektedir. Kızların eğitim hakkının Taliban tarafından çiğnenmesinden kaygı duyduğunu belirten Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, bir an önce kız öğrencilerin derslerinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Afgan kızların yüzde 60’ının okula gitme hakkı ellerinden alınmıştır. Uluslararası toplumdan yardım çağrıları istenmiştir. Daha sonra yapılan müzakerelerde ABD ve Birleşmiş Milletler, yeni Taliban rejiminin tanınması ve Afganistan’a dış yardım yapılmasının önemli şartlarından biri olarak herkes için eğitim hakkının gerekliliği hatırlatılmıştır.
Afganistan’da Modern Eğitimin Tarihsel Süreci
Afganistan’da eğitim modern anlamda ilk defa 1903’te Amir Habibullah döneminde hayata geçilmiştir. Bu dönemde Hindistan başta olmak üzere başka komşu ülkelerden öğretmenler getirilmiştir. (popal, Afganistan’ın Marif Tarihçesi, 2017)
1919 yılında Amanullah Han saltanatının başlamasıyla yeni okullara ve modern öğretilere önem vermiştir. Okullar Kabil’de ve başka illerde geliştirilmiştir. Bu doğrultuda atılan en önemli adımlardan biri de Afganistan’da Eğitim Bakanlığın kurulmasıydı. Bu bakanlığın kurulmasıyla birlikte hükümet, okulların işleri üzerinde daha fazla kontrole sahip olmuştur. Amanullah Han döneminde Afganistan’ın ilk anayasası kabul edilmiş, bu kanunun çıkmasıyla eğitim ve yetiştirme, Afganistan’daki tüm çocuklar ve ergenler için zorunlu hale gelmiştir. Aynı yıllarda Kabil’deki ders kitaplarını yazıp tercüme eden, okulların ve öğretmenlerin durumunu inceleyen bir dernek kurulmuştur. Birkaç yıldan kısa bir süre içinde, Kabil’de ve illerde erkek ve kız ilköğretim okulları genişlemiş ve bu okullardan çok sayıda öğrenci mezun olmuştur. Ayrıca bir süre öğrenci, farklı ülkelerde eğitim almak için Türkiye başta olmak üzere Almanya, Fransa gibi ülkelere gönderilmiştir.
1929’da Afganistan’da Nadir Han başa gelmiştir. Bu dönemde her ne kadar halkın temel hak ve özgürlükleri çiğnenmiş olsa da eğitim alanında önemli adımlar atılmıştır. Nadir Han döneminin anayasasının 20. Maddesine göre eğitim öğretim kız ve erkek ülkede yaşayan herkese zorunlu kılınmıştır. Aynı şekilde ilkokul ülke çapında yayılmış bunun yanı sıra Tıbbı fakültelerin inşası ve geliştirilmesinde çaba gösterilmiştir.
1933’de Zahirşah’ın başa gelmesiyle Afganistan’daki eğitim öğretim gelişmesinde yavaş da olsa bazı ilerlemeler olmuştur. Bu döneminde üniversitelerde fakültelerin, bölümlerin sayısı çoğaltılmış ve ülke çapında özellikle uzak bölgelerde ilkokulların inşasına önem verilmiştir.
1973’de Afganistan’da krallık sistemi ortadan kaldırılmış ve yerine cumhurbaşkanlık sistemi almıştır. Afganistan’ın ilk cumhurbaşkanı olarak bilenen Mohammad Dawood Han döneminde farklı alanlarda gelişmeler ortaya çıkarken eğitim alanında da gelişmeler yaşanmıştır. Fakat 1976’yılında komünist partiler tarafından kanlı bir darbe sonucunda hayatını kaybetmiştir. (Rahimi, Afganistan’da Öğrenim ve Öğretim,2003)
Komünistlerin başa gelmesiyle ülkenin birçok bölgelerinde çatışma ve savaşlar başlamıştır. 1979 yılında Sovyetlerin Afganistan’a girmesiyle eğitim öğretim durumu daha da gerginleşmiştir. Sadece belirli şehirlerin dışında insanlar en temel hakları olan eğitimden mahrum kalmışlar. 1979’den 2001e kadar Afganistan içinde bulunduğu siyasi, ekonomi, güvenlik istikrarsızlıkların yüzünden eğitim alanında herhangi bir ilerleme olmamış, olumsuz etkilemiştir. 2001 yılında Taliban hükümetinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte Afganistan’da İslam Cumhuriyeti olarak tanınan yeni bir dönem başlamıştır. İslam Cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte Afganistan’da evrensel haklara uygun olarak yeni bir anayasa düzenlenmiştir.
Güney Kore’de Eğitim Hakkı
Güney Kore içerisinde eğitim hakkı ve zorunlu ilköğretimi sağlama yükümlülüğü de olan 3 Ocak 1976’da yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne taraftır. Güney Kore Anayasası’nın 27’nci maddesinde eğitimiyle ilgili şu bilgilere yer verilmiştir: ‘‘Her vatandaş eğitimden eşit yararlanma hakkına sahiptir. Her vatandaş tüm çocukların eğitimini almasından sorumludur. Zorunlu eğitim parasızdır. Eğitimde özgürlük ve politik tarafsızlık sağlanır. Eğitim sistemindeki temel hususlar kanunla düzenlenir.’’ (Türkay,2017)
Güney Kore Anayasası’nın 31.maddesi doğrultusunda, her Güney Kore yurttaşının eşit eğitim fırsatı ve eğitim hakkına sahip olduğu, zorunlu eğitimin ücretsiz olduğu, tüm eğitim hizmetlerinde siyasi tarafsızlığın temel olduğu ve eğitimin yaşamın tüm evrelerinde devam etmesi gerektiğinin önemi vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, aynı madde içerisinde ihtiyaç duyulan yasaların çıkarılmasının gerekliliği de vurgulanmaktadır. Bu çerçevede Güney Kore’de eğitimle ilgili Temel Eğitim Yasası, İlk ve Ortaöğretim Yasası ve Yaşam Boyu Eğitim Yasası çıkarılmıştır.
Temel Eğitim Yasası perspektifinde tüm Güney Kore yurttaşlarının eğitim göreviyle birlikte eğitim hakkının olduğu, devlet ve yerel yönetimler tarafından hayatları boyunca sürdürülmesi gereken bir süreç olduğu ve her bir yurttaşın eğitim hakkının garanti altına alınmasının gerekliliğinin önemi vurgulanmaktadır.
İlk ve Ortaöğretim Yasası çerçevesinde ise okul öncesinden liseye kadar arada kalan tüm eğitim kademeleri düzenlenmektedir. Dahası, bu kanun çerçevesinde, eğitim yönetiminde, il ve ilçe ofislerinin bağımsızlığının sağlanması, eğitim alanında dezavantajlı konumda olan yurttaşlara daha çok ilgi gösterilmesi, bütün öğrencilerin eğitim hakkının korunması ve öğretmenlerin eğitimiyle ilgili kararlara yer verilmektedir. İlk ve Ortaöğretim Yasası çerçevesinde, okul öncesi eğitime ait düzenlemeler ve değişiklikler de bu kanun tasarısının içerisindedir.
Yaşam Boyu Eğitim Yasası ise Anayasa ve Temel Eğitim Kanunu maddeleri doğrultusunda, yaşam boyu eğitimin planlanması ve sistemle ilgili düzenlemeler yapılabilmesi doğrultusunda çıkarılmıştır. Özel şirketlerin okul açması ve ”correspondance schools” olarak adlandırılan iletişim okullarının açılışına dair maddeler içermektedir.
Tüm bu açıklanan kanunlara ek olarak Temel İnsan Kaynakları Geliştirme Yasası da eğitimle ilgili diğer yasal bir düzenlemedir. Yasa 2002 yılında yürürlüğe girmiş, amacı ise Güney Kore yurttaşlarının yaşam refahını geliştirmeyi ve ulusal rekabeti güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Güney Kore Temel Eğitim Yasası’nın 9. maddesine göre “okullar okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim alanlarında eğitim vermek üzere kurulmalıdır” ifadesi bulunmaktadır. İlk ve Ortaöğretim Yasası’nın 2.maddesi de okul öncesi eğitim, ilk, ortaöğretim okullarının binalarında; kreşler, ilkokullar, halk okulları, ortaokullar, halk liseleri, ticaret liseleri, özel eğitim okulları, çok amaçlı okullar gibi okul tiplerinin açılabileceğini anlatmaktadır. (G.Kerimoğlu,2019)
Ayrıca Güney Kore’de üstün yetenekli öğrenciler için ayrıcalıklar sağlanmıştır. ‘‘Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı: Hükûmetin politikası doğrultusunda üstün yetenekliler eğitim politikaları belirlenerek ne kadar kaynak ayrılacağı kararlaştırılmaktadır. Kore İleri Bilim ve Yaratıcılık Vakfı: Üstün yeteneklilerle ilgili çalışmalarda kaynak sağlamak ve yapılan çalışmaların geliştirilmesi amaçlarıyla kurulmuştur. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı üstün yeteneklilerle ilgili çalışan eğitim kurumlarına vakıf üzerinden kaynak aktarmaktadır.’’ (Erdik,2016,s10)
Güney Kore’de eğitim sisteminin katılığı öğrenciler üzerinde çok büyük baskılar oluşturmaktadır. OECD ülkeleri içerisinde intihar oranı en yüksek olan ülke Güney Kore’dir. Okulda aileler tarafından dayatılan başarılı olma baskısı ve bununla birlikte oluşan ailevi sorunlar gençleri intihara sürüklemektedir. İlkokul seviyesine kadar gelen bir intihar eğilimi vardır. Gittikçe artan intihar girişimleriyle birlikte, intihar eden öğrencilerin oranı 2015’te 93 iken 2016’da 108 ve 2017 yılında ise 114’e yükselmiştir. Uzmanlar, ilkokul öğrencilerinin de yükselen bu oranları daha iyi anlamak açısından üniversite, aile bireyleri, öğretmenler ve öğrencilerin arkadaşlarının ifadelerini kullanarak öğrenciler üzerinde detaylı bir analiz raporu hazırlamışlardır. (Hasgül,2022) Üniversite son sınıf ve yeni mezun öğrencilere yönelik araştırmaya göre de bir iş arayan 7 üniversite mezunundan biri aşırı stres nedeniyle intihar etmeyi düşündüğünü söylemiştir. ‘‘Seul Ulusal Üniversitesi Boramae Tıp Merkezi tarafından Mayıs ayında yapılan bir araştırmaya göre, 124 üniversite mezunu iş arayanlarda %40’ında depresyon belirtilerinin görüldüğü, %15,3’ünde de intihar hissi uyandığını tespit etmiş.’’ (Felek,2018)
Güney Kore’nin ulusal eğitim müfredatıyla birlikte uluslararası arenada oldukça prestijli bir konumda olduğunu söyleyebiliriz. Diğer bir taraftan, temel insan hakları doğrultusunda eğitim hakkı da öğrencilere sağlanmakta ve ihlal edilmemektedir. Tüm bunlardan bağımsız olarak eğitim sisteminin katılığı ve zorluğundan dolayı öğrenciler üzerinde oluşan baskılar öğrencilerin intihar eğilimlerini artırması da sistemin olumsuz yönlerindendir. Başarı kavramına olan bakış açısı Güney Kore’yi sağlam temellere sahip olan bir sistem yapsa dahi belli oranda olumsuz sonuçlara da yol açabilmektedir.
Güney Kore’de Modern Eğitimin Tarihsel Süreci
Güney Kore’de eğitim modern anlamda 1882 yılında çıkan krallık kararnamesiyle başlamıştır. Devlet okullarının halka açılmasının ilk adımı bu kararnamesiyle atılmış olup yeni bir dönemi başlatmıştır. Halk, eğitimde yabancı dil öğretimine yer verilmesine önem vermeye başlamıştır. 1883 yılında bir İngiliz Okulu ve 1986 yılında Amerikan okulu bu çerçevede açılmıştır. Çince, Rusça ve Japonca yabancı dillerini öğreten okullar da açılmaya başlamıştır (Türkoğlu,2016).
1885 yılında başkent başta olmak üzere Kore’nin farklı noktalarında Amerikan Protestan misyonerleri tarafından modern yüksekokullar açılmıştır. Amerikan misyonerlerin açtığı okullar arasında Kore eğitim tarihinde kızların gittiği ilkokul olan Ewha Haktang kız okulu yer almaktadır. (Jayasuriya,1983).
1905 yılında kurulan Coson Hıristiyan Koleji ve 1906 yılında kurulan Sungsil Koleji de misyonerlerinin açtığı eğitim kurumları arasında yer almaktadır (Balcı,2015;Cho,1997; Türkoğlu, 2016). İlk ve ortaöğretim seviyesinde modern okullar açılmıştır. Temel eğitimin yanı sıra mesleki eğitime de önem verildiği ve çokça meslek okulu açılmıştır.
1910 yılında, 1945 yılına kadar devam eden Japon sömürge yönetimi dönemi başlamıştır. Japonya, ülkenin yönetimini ve eğitim sistemini ele geçirmiştir. 1922 yılında Japon yönetimince başkent Seul’de Keijo Krallık Üniversitesi kurulmuştur. Ancak genel olarak Japonlara eğitim veren bir eğitim kurumu olmuştur (Jayasuriya,1983).
Japon yönetimi Kore kültürünü yok etme amacıyla 1938 yılında tüm eğitim kurumlarında Korece yasaklamıştır ve eğitim-öğretim dili Japonca olmuştur.
II. Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde Güney Kore, Japonya sömürgesinden kurtularak bağımsızlığını ilan etmiştir. Ancak ülkenin ve eğitimin yönetiminde ABD etkisi görülmeye başlanmıştır. Kapitalist ekonominin getirdiği rekabetçi anlayış Korelilerin birbirleriyle eğitim yarışına girmelerine sebep olmuştur. Bunun sonucunda daha iyi bir yaşam için eğitimde özel sektöre yönelim artmıştır. (Balcı,2015;Türkoğlu 2016)
1945’ten sonra Eğitim Kanunu çıkartılarak eğitim sisteminde yeniliklere gidilmiştir. Korece ders kitabı basılmış, eğitim sistemi 6-3-3-4 şeklinde yapılandırılmış, ortaöğretim ve yükseköğretim okullarına erişim olanakları artırılmış, yetişkinlere okuma yazma eğitimi verilmiştir.
1948’den beri Güney Kore’de eğitimin her türlü sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığındadır. (Levent,F.&Gökkaya,Z.,2014).
1960’lardan itibaren yükseköğretim kurumlarının sayısı artırılarak yaygınlaştırılmış ve geliştirilmiştir, yükseköğretime girişte standart bir sınav getirilmiştir, ortaöğretim giriş sınavları kaldırılmış, öğretmen eğitiminde reformlar yapılmıştır, lise eğitimine iki yıl daha eklenerek ilköğretim yetiştirilen ilk öğretmen okulu kurulmuştur. Ortaöğretim öğretmeni olmak için olan okullar dört yıllık olmuştur. Hizmet içi amacıyla lisansüstü eğitim veren okullar açılmıştır. (G. Kerimoğlu, 2019) Güney Kore eğitimi 1960’lı yıllarda nicel gelişmeleri ön planda tutmuştur.
Güney Kore eğitim sisteminde 1980’li yıllar modernleşme dönemi olarak geçmektedir. Yaşam boyu öğrenme anlayışı benimsenerek eğitim sisteminin yenilenmesi gibi nitel değişimlerle formal olmayan eğitim şekil almaya başlamıştır. Güney Kore 1985 yılında ‘’21.yy. liderliği’’ ni hedeflemiştir. 1990’lı yıllarda eğitim politikasında yerel özerklik önemli hale gelmiştir. Temel amaç mesleki eğitime yaşam boyu öğrenme kapsamında destek vermektir. Bunun sonucunda Güney Kore’de eğitimli yeni nesil ve nitelikli kişi sayısında artış olmuştur. (Levent,F.&Gökkaya,Z.,2014).
2000 yılında başarı gelişimini merkez alan ve bu doğrultuda okullarda uygulanmaya başlayan Yedinci Ulusal Müfredat olarak adlandırılan öğrenci odaklı, yatkınlık, bireysel yetenek ve yaratıcılığı vurgulayan yeni ulusal müfredatıyla birlikte “performans değerlendirme” ve “açık öğretim” öğrenme süreçlerine önem verilmiştir. Buradaki temel amaç, okulda ve okul dışında öğrenci merkezli müfredat ve çeşitli öğrenci yeteneklerinin değerlendirilmesi, okul toplumunun kurulmasıdır. Dahası açık öğretim eğitimiyle daha fazla öğrenciye ulaşmak hedeflenmiştir. Üniversitelerde not yerine karşılaştırmalı sistemin daha iyi olacağı ve performans değerlendirme amacıyla olan giriş sınavının geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
SONUÇ
21.yy’da eğitim hakkı vazgeçilmez haklardan birisidir. Eğitim hakkı bireylerin en temel haklarından olup devletler tarafından anayasa çerçevesinde korunmalıdır. Yukarıda açıklanan tüm bilgiler doğrultusunda Güney Kore ve Afganistan’ın eğitim yaklaşımları arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Yeterlilik açısından bakıldığında Afganistan’da eğitim hakkının Güney Kore eğitim hakkının yanında oldukça yetersiz olduğu söylenebilir. Eğitime erişilebilirlik açısından ise Afganistan’da özellikle kız çocuklarının eğitim hakkı ihlal edilmektedir. Somut olmayan bahaneler üretilerek kız çocuklarının eğitim hakkının önüne geçilmektedir. Güney Kore’de ise böyle bir durumdan söz edilemez. Güney Kore’de cinsiyet fark etmeksizin herkesin eğitime eşit şekilde katılma hakkı bulunmaktadır. Eğitim kalitesi açısından karşılaştırdığımızda ise Güney Kore’de modern anlamda bir eğitim sisteminin yanı sıra yenilikçi teknolojilerle donatılmış eğitim kurumları bulunmaktadır. Afganistan’da ise eğitim kalitesinin düşük olmasının yanında eğitim kurumlarının modern yapısından söz edilememektedir. Dahası, Güney Kore’de eğitim hakkı ulusal anayasanın koruyuculuğu altında iken Afganistan’da ise Taliban yönetiminde herhangi bir anayasanın varlığından dahi söz edilememektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak Afganistan ve Güney Kore’nin eğitim yaklaşımlarıyla ilgili derin farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Afganistan temel eğitim kriterlerini dahi karşılayamazken, Güney Kore ise veriler doğrultusunda dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerinden biridir. Bu makale Afganistan ve Güney Kore perspektifinde eğitim hakkıyla ilgili genel bilgilere yer vermiştir. Eğitimin iyileştirilmesi konusu ayrı bir makaleye konu olacağından yer verilmemiştir. Bunun için daha kapsamlı bir araştırmaya ihtiyaç vardır.
Bu makale Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri tarafından İnsan Hakları dersi vasıtasıyla kaleme alınmıştır. Aylin Solmaz Karabulut, Abdul Satar Kawa (Afganistan Eğitim Hakkı) Engin Can Yaşar, Zeynep Ketrez (Güney Kore Eğitim Hakkı) bölümlerini kaleme almışlardır.
KAYNAKÇA
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, ss.1-33.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, (2015).
Balcı, A. (Ed.). (2015). Karşılaştırmalı eğitim sistemleri. Pegem Yayıncılık, Ankara.
Çalışkan A.,(2007), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Eğitim ve Öğrenim Hakkı, ss. 295-314.
Erdik , (2016) , Güney Kore’de Üstün Zekâlılar Eğitimi ve Han Nehri Mucizesi: Gezi Notları , ÜZEYAD
Ekonomik ve Sosyal Temelleri, ss.1-127.
Gazi Felek, (2018) , Kore’de İntihar Eden Öğrenciler
Gülecen S. ve Kazu İ.,(2008), Afganistan Eğitim Sisteminin İncelenmesi, ss.25-31.
Gülsoy Kerimoğlu P. N. (2019). Türkiye Ve Güney Kore Eğitim Sistemlerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. s. 38-60
Hasgül, (2022), Güney Kore Eğitim Sistemi, İstanbul Boğaziçi Enstitüsü
Jayasuriya, J. E. (1983). Education in Korea: A third world success story. Seoul: Korean Levent, F. & Gökkaya, Z. (2014). “Education Policies Underlying South Korea’s Economic Success”, Journal Plus Education, 10(1), 275-291. National Commission for UNESCO
Popal K.(2017), Afganistan’ın Marif Tarihçesi, ss.1-6
Rasekh M. Yahya S., (2017), Afgan Eğitim Sisteminde Nitelik Sorununun Tarihsel, Siyasal, Rahimi İ.(2003), Afganistan’da Öğrenim ve Öğretim, ss. 5-8
Türkay, (2017) , Güney Kore Eğitim Sistemi ve Ölümüne Başarılı Çocuklar
Türkoğlu, A. (2016). Karşılaştırmalı eğitim: dünya ülkelerinden örneklerle. Anı Yayınları: Ankara.


Yorum bırakın